DÜŞÜŞ VE ACTIO IN DISTANS Her Düşenin Kanadı Yoktur

SANATATAK / 03 Temmuz 2016 Nietzsche'nin yerçekiminin insanlığın en büyük düşmanı olduğunu ilan etmesinin üstünden yaklaşık yüz otuz yıl geçmiş ama Zerdüşt'ün bu saptayımı insanları hala bedenden vazgeçip Platocu anlamda ruha yöneltmeye, mezara çekmeye devam ediyor. Nietzsche'nin çağdaşlığı günümüzde ruhani varoluş biçimlerinin, bilhassa Regan ve Thatcher ikilisinin 80'lerden bu yana hızla devreye soktuğu metafizik yaşam biçimlerinin yükselişi karşısında hala sımsıkı bir eleştiri, direnç noktası olarak yerini korumasında yatıyor. Zerdüşt'ün yerçekimine olan nefreti "Üstün İnsan"a yükselebilmesinin önünü kesmesi ya da metafiziğe sırtını dönmesini engellemesinden kaynaklanıyordu. Kitabın sonun

ARZU-İMGESİ

Seyir Daha önce İngiltere'de yayınlanmış bir makalemde tanımlamayı denediğim, "arzu-imgesi"[1] adlı imge türünden bahsedeceğim bu yazımda. Kuşkusuz, bu yeni imgenin arka planında Deleuze'ün sinema kitaplarında sözünü ettiği “hareket-imgesi” ve “zaman-imgesi” kavramları var. Ayrıca, Guy Debord'un Seyir Toplumu'na da değinip, kavramımızı Harmony Korine'in Çöp Düzücüler (Trash Humpers, 2009) ve Gaspar Noé'nin Boşluğa Gir (Enter the Void, 2009) adlı filmleriyle örneklemeye çalışacağız. Guy Debord'un Seyir Toplumu'nda sözünü ettiği "seyir"in bir sonraki aşamada Baudrillard'ın "simulacra"sına dönüşmesini hatırlayacak olursak, imgenin ilkinde gerçeklikle aramıza bir duvar ördüğünü, ikicisindeyse o

Archive
Search By Tags
Follow Us
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square