ULUS BAKER ve DE-ZİSTANS

DE-ZİSTANS Buradan gidenleri, nano-faşizm ülkesini terkedenleri yargılamaya, herhangi bir iyi/kötü çizelgesine oturtmaya hakkım yok çünkü ben de yapabilseydim, enerji seviyem müsaade etseydi, inanabilseydim dünyanın herhangi bir yerinin buradan daha iyi olduğuna, ve inanabilseydim dünyanın herhangi bir yerinin yersizyurtsuzlaştırmaya buradan daha yatkın olduğuna, giderdim. Faşizm bu, nano-faşizm ve gidecek bir yer yok; yer hep o aynı yer, re-zistans'dan vazgeçtim, sorun şu ara "de-zistans". Benim bu noktada temel sorum şöyle olacak: Ben hiçbir yere gitmiyorum peki Ulus Baker nereye gitti? Kuşkusuz böyle bir soruyu metafizik ile açıklamak gibi bir niyetim yok. "De-zistans" öncelikle rezistans

"AFFECT" BİR KOCA DÜNYA MIDIR?

Yıllardan beri derslerimde gerek Deleuze ve Guattari felsefesini, gerekse düşünürlerin kendi felsefeleri çerçevesinde geliştirdikleri sanat, edebiyat, müzik ve sinema anlayışlarını öğrencilerime anlatıyor olsam da, bugün birisi karşıma çıkıp "affect" nedir diye sorduğunda önce kısa süreli bir şaşkınlık geçiriyor, ardından seçtiğim sözcükler ve kurduğum cümleleri çok derin felsefi göndermelere boğmadan konuyu açmaya çalışırken farkediyorum ki kekelemeye başlamışım. Karşımdakine, öncelikle Deleuze ve Guattari'de bir estetik kaygısı ya da kuramı olmadığını ama aynı zamanda sanatın bir "anything goes" anlayışına kurban edilmediğini anlatabilmem gerekiyor ki, "affect" ışıldayan gözkamaştırıcı bir

Archive
Search By Tags
Follow Us
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square